İnsan yaşamının etkili bir şekilde devam etmesi için gerekli olan en temel şeylerden biridir iletişim ve bakıldığında bir sanat niteliği taşımaktadır. Hele ki aile içinde gerçekleşecek olan çocuğun da içinde olduğu iletişimin ayrı bir önemi vardır. İletişimi bir bebek ilk olarak dünyaya gözünü açtığı aile ortamında öğrenir. Anne-baba ve çocuk iletişimi yalnızca çocuğun ebeveyninden bir şeyler öğrendiği değil bunun yanında karşılıklı olarak duygu ve düşünce aktarımının da söz konusu olduğu durumdur. Bebeğin annesine gülmesine karşılık verilen tepki basit bir iletişim örneğidir. Aile içinde iletişim becerileri güçlü olan bir çocuk yetişkinlik evresine geldiğinde çevresiyle daha sağlam ilişkiler kurar ve toplum içinde kolaylıkla kendini ifade etme yetisi kazanmaktadır. Bu sayede özgüveni yüksek, kendilerini rahatlıkla ifade edebilen ve çevreleri tarafından saygın bir birey olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çocukluk döneminde edindikleri iletişim becerileri tüm yaşamlarına, sağlıklı aile ortamlarına yansıyacaktır. Yani ebeveynlerin çocuklarla kurdukları iletişim ve ailenin çocuğa her dokunuşu tüm yaşamlarına etki edeceği unutulmamalıdır. İyi bir iletişim ailelerin yaşamlarındaki acı-tatlı tüm olayları, sorunları paylaşmayı ve birlikte aşmaları demektir. Bu sayede aile bağları da güçlenmektedir. Sağlıklı bir iletişim çocuğun ruh sağlığının da iyi olmasıdır. Anne-baba ve çocuk arasındaki iletişimin gücüyle sevgi ve güven duygusu doğru orantılıdır. İletişimin olmadığı ilişkilerde sevgi ve güvende olmaz.

Peki, ebeveynler nasıl davranmalı ve doğru iletişimi nasıl kurmalıdır?

Öncelikli olarak çocukta değersizlik hissi uyandıracak her türlü davranıştan kaçınılmalıdır. Örneğin çocukla konuşurken sürekli olarak başka şeylerle uğraşmak, çocuğu yargılamak ‘‘sen zaten yapamazsın hep bunu yapıyorsun beni rezil ettin’’ gibi söylemlerden kaçınılmalıdır. Özellikle başkalarının yanında çocuk eleştirilmemeli ve rencide edilmemelidir. Bu durum ebeveyn çocuk arasındaki iletişimi zedelemektedir. Göz teması kurmak önemlidir. Çocukla konuşurken onu tam anlamıyla dinlediğini belirtmek için arada bir baş sallayarak onaylamak ya da “evet.. anlıyorum… yaaa” gibi karşılıklar vermek çocuğun konuşmasını sürdürmesini destekleyecektir.

Anne-babalar kendi beklentileri ya da düşüncelerine uymasa bile çocuğun konuşmasını kesmeden, sabırla ve eleştirmeden dinlemelidir. Bu sayede çocuk ebeveynine karşı her zaman açık olacaktır.

Süreç içinde anne babalar kendisini değerlendirmeli ve öz eleştiri yapmalıdır. Kendi ebeveynlerinin olumlu ve olumsuz yönlerini anımsamalı ve bunların kendileri üzerindeki etkisine bakmalıdır. Bu sayede karşıdakini dinlememe ve yapıcı değil kırıcı tarzda eleştirme gibi kötü huylarını daha kolaylıkla bırakabilir. Anne babalar bunu yaptıklarında çocukla daha güçlü bir iletişim kurar ve onlara doğru rol model olurlar.

Anne babalar çocukların her istediklerini yaparak, onlara çok oyuncak alarak iyi bir iletişim kurduğunu düşünmemelidir. Önemli olan çocuğu dinlemektir. Dinlenmediğini düşünen çocuk, mutsuzdur. Dinliyormuş gibi yapmamak ve gerçekten dinlemek gerekir. Anne- babalar, televizyon karşısında ya da bir işle meşgul olduğu zaman çocuk kendisine seslendiğinde duymazlar. Çocuk bir kez daha anne baba diye seslenir, bu kez sesini biraz daha yükseltir. Çocuğun yüksek sesinden ebeveyn rahatsız olur ve bu sefer çocuğa karşı bağırır, olumsuz bir tutum içine girer. Burada iyi bir iletişimden söz edilemez. Bazen de çocuk herhangi bir gereksiniminden dolayı yine annesinin yanına gelir ve annesiyle konuşmak ister. Çocuk uzun uzun anlatır. Anne, çocuğuna bakar ama onu dinlemez. Çocuk konuşması bitince annesinden bir onay, bir dinleme belirtisi ister fakat annesi dinlemediği için boş gözlerle ona bakar ve çocuğun iletişim kurma girişimi başarısızlıkla sonuçlanır. Çocuğun yaşı kaç olursa olsun, onu, gerçekten, can kulağıyla çok iyi dinlemek ve bunu ona hissettirmek gerekir.

Çocukla iletişim kurarken bazı dikkat etmemiz ve yapılmaması gereken hususlar vardır. Bunlar; nasihat vermek, emretmek bir başkasıyla kıyaslamak, yaptığı işi basite alıp aşağılamak, eleştirmek, etiketleme yapmak, korkutmak ve tehdit etmekten kaçınılmalıdır. Bu hususlara dikkat edildiği sürece sağlıklı bir iletişimin temelleri atılmış demektir.

Çocukla iletişim kurarken bazı cümlelerin önemi de daha fazladır. Bu cümleleri kullanmak aradaki iletişimi güçlü kılmaktadır. Cümleler hem ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirir, hem de çocuğun kişilik gelişimine etki eder.

Çocuğu yaptığı işten dolayı takdir etmek ona memnuniyet belirtmek, teşekkür etmek, birlikte geçirilen zamanın çok güzel olduğunu söylemek, herhangi bir konuda onun da fikrini almak gibi.

Aslında her şey çok basit ve anne babaların elindedir. Çocuk aile ortamında ne görürse çevresine onu yansıtır, davranışları o doğrultuda şekillenir. Çocuklarında birer yetişkin olacağı topluma yön veren bireyler olacağı unutulmamalı ve o doğrultuda yetiştirilmelidir.

Ayşenur YILMAZ
PSİKOLOG  –  Konya Şehir Koleji

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *